Retroperitoneal Fibrozis

Retroperitoneal Fibrozis

Retroperitoneal Fibrozis, karın boşluğunun arka bölümünde (retroperiton) anormal bağ dokusunun gelişmesiyle karakterize, nadir görülen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalıktır. Oluşan fibrotik doku zamanla üreterlere baskı yaparak idrar akışını engelleyebilir ve tedavi edilmediğinde böbrek fonksiyonlarında kalıcı hasara neden olabilir. Erken tanı ve uygun tedavi ile böbrekler korunabilir ve hastalığın ilerlemesi büyük ölçüde önlenebilir.

Konuya Kısa Bakış

Retroperitoneal fibrozis, çoğu zaman nedeni bilinmeyen (idiyopatik) kronik bir inflamatuvar hastalıktır. Bazı hastalarda bağışıklık sistemi hastalıkları, ilaç kullanımı, enfeksiyonlar, cerrahi girişimler veya kötü huylu tümörler de bu tabloya neden olabilir. Hastalık ilerledikçe üreterlerin sıkışması sonucu hidronefroz, böbrek yetmezliği ve idrar akışında bozulma gelişebilir. Tedavide ilaçlar, üreter stenti, nefrostomi ve gerekli durumlarda cerrahi yöntemler uygulanabilir.

Hızlı Bilgiler

  • Hastalık Türü: Nadir görülen fibroinflamatuvar hastalık
  • İlgili Branş: Üroloji
  • Tutulan Bölge: Retroperiton (karın arka bölgesi)
  • En Sık Sorun: Üreter basısı ve idrar akımının engellenmesi
  • Tedavi: İlaç, stent, nefrostomi veya cerrahi
  • Erken Tanı: Böbrek fonksiyonlarının korunması açısından önemlidir.

Retroperitoneal Fibrozis Nedir?

Retroperitoneal fibrozis, karın arka bölümünde bulunan büyük damarların çevresinde başlayan ve zamanla çevre dokulara yayılan anormal bağ dokusu oluşumudur.

Gelişen fibrotik doku özellikle üreterleri çevreleyerek idrar akışını engelleyebilir. Bu durum böbrekte genişlemeye (hidronefroz) ve ilerleyen dönemlerde böbrek fonksiyon kaybına yol açabilir.

Hastalık yavaş ilerleyebilir ve başlangıç döneminde belirtiler oldukça hafif olabilir. Bu nedenle tanı bazen gecikebilir.

Retroperitoneal Fibrozis Neden Olur?

Hastaların büyük bölümünde kesin neden belirlenemese de bazı risk faktörleri ve altta yatan hastalıklar tanımlanmıştır.

İdiyopatik Retroperitoneal Fibrozis

Vakaların çoğunda belirgin bir neden saptanamaz. Günümüzde bu olguların önemli bir kısmının bağışıklık sistemi ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.

IgG4 İlişkili Hastalık

Bazı hastalarda retroperitoneal fibrozis, IgG4 ilişkili sistemik hastalığın bir parçası olarak gelişebilir.

İlaç Kullanımı

Ergot türevi ilaçlar başta olmak üzere bazı ilaçlar nadiren hastalığa neden olabilir.

Geçirilmiş Cerrahiler ve Radyoterapi

Karın bölgesine yönelik cerrahi işlemler veya radyoterapi sonrasında gelişebilir.

Enfeksiyonlar

Bazı kronik enfeksiyonlar hastalığın gelişiminde rol oynayabilir.

Kötü Huylu Tümörler

Nadir olarak lenfoma veya diğer kanserlere bağlı sekonder retroperitoneal fibrozis gelişebilir.

Klinik Not

Son yıllarda yapılan çalışmalar, idiyopatik retroperitoneal fibrozis olgularının önemli bir bölümünün IgG4 ilişkili hastalık spektrumu içerisinde değerlendirilebileceğini göstermektedir.

Retroperitoneal Fibrozis Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler hastalığın evresine ve üreterlerde oluşturduğu basının derecesine göre değişebilir.

Böğür Ağrısı

En sık görülen belirtilerden biridir ve genellikle künt karakterdedir.

Karın Ağrısı

Alt karın veya bel bölgesine yayılan ağrı görülebilir.

Bel Ağrısı

Kronik ve açıklanamayan bel ağrısı bazı hastalarda ilk belirti olabilir.

İdrar Akışında Bozulma

Üreter basısına bağlı olarak idrar akışı azalabilir.

Hidronefroz

İdrarın böbrekten yeterince boşalamaması sonucu böbrekte genişleme gelişebilir.

Böbrek Yetmezliği

İleri evre hastalarda böbrek fonksiyonlarında bozulma görülebilir.

Genel Belirtiler

Halsizlik, kilo kaybı, hafif ateş ve iştahsızlık bazı hastalarda görülebilir.

Önemli Bilgiler

  • Hastalık nadir görülür.
  • Üreterlerde basıya neden olabilir.
  • Hidronefroz gelişebilir.
  • Erken tedavi böbrekleri koruyabilir.
  • Bağışıklık sistemi ile ilişkili olabilir.

Retroperitoneal Fibrozis Nasıl Teşhis Edilir?

Tanı; hastanın şikâyetleri, fizik muayene, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilerek konulur.

Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Retroperitoneal bölgede gelişen fibrotik dokunun gösterilmesinde en sık kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)

Hastalığın yaygınlığını ve çevre dokularla ilişkisini ayrıntılı olarak değerlendirmeye yardımcı olur.

Ultrasonografi

Hidronefroz ve böbreklerdeki etkilenmeyi değerlendirmek amacıyla kullanılabilir.

Kan Testleri

Böbrek fonksiyonları, inflamasyon belirteçleri ve gerektiğinde IgG4 düzeyleri değerlendirilebilir.

Biyopsi

Kanser şüphesi bulunan veya tanının net olmadığı seçilmiş hastalarda biyopsi gerekebilir.

Uzman Görüşü

Retroperitoneal fibroziste görüntüleme yöntemleri yalnızca tanı koymak için değil, tedaviye verilen yanıtın değerlendirilmesi ve hastalığın takibi açısından da büyük önem taşımaktadır.

Retroperitoneal Fibrozis Nasıl Tedavi Edilir?

Retroperitoneal fibrozis tedavisi; hastalığın nedenine, üreterlerde oluşturduğu tıkanıklığın derecesine, böbrek fonksiyonlarına ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanır. Tedavinin temel amacı inflamasyonu kontrol altına almak, idrar akışını yeniden sağlamak ve böbrek fonksiyonlarını korumaktır.

İlaç Tedavisi

İdiyopatik retroperitoneal fibroziste ilk basamak tedavi çoğunlukla kortikosteroidlerdir. Hastalığın seyrine göre bağışıklık sistemini düzenleyen immünsüpresif ilaçlar da kullanılabilir.

Double J Stent Yerleştirilmesi

Üreter basısı nedeniyle idrar akışı bozulmuş hastalarda üreter içine yerleştirilen Double J stent, böbrekten mesaneye idrar akışını yeniden sağlayabilir.

Perkütan Nefrostomi

Şiddetli tıkanıklık gelişen veya stent uygulanamayan hastalarda böbreğe dışarıdan ince bir kateter yerleştirilerek idrarın dışarı alınması sağlanabilir.

Robotik veya Açık Üreterolizis

İlaç tedavisine rağmen üreter basısının devam ettiği hastalarda cerrahi tedavi uygulanabilir. Üreter çevresindeki fibrotik dokular temizlenir ve üreter yeniden serbestleştirilir.

Altta Yatan Nedenin Tedavisi

Retroperitoneal fibrozis ilaç, enfeksiyon veya kötü huylu hastalıklara bağlı gelişmişse öncelikle bu nedenlerin tedavi edilmesi gerekir.

Klinik Not

Retroperitoneal fibroziste ilaç tedavisi ile inflamasyon kontrol altına alınırken, üreter tıkanıklığı gelişmiş hastalarda böbrek fonksiyonlarını koruyabilmek için çoğu zaman stent veya nefrostomi gibi girişimsel işlemler de gerekebilir.

Retroperitoneal Fibrozis Tedavisinin Avantajları

Erken tanı ve uygun tedavi ile hastalığın ilerlemesi durdurulabilir ve böbrek fonksiyonları büyük ölçüde korunabilir.

Böbrek Fonksiyonlarının Korunması

İdrar akışının yeniden sağlanması böbrekte kalıcı hasar gelişmesini önleyebilir.

Hidronefrozun Düzelmesi

Üreter üzerindeki baskının ortadan kaldırılmasıyla böbrekteki genişleme gerileyebilir.

Ağrının Azalması

Başarılı tedavi sonrasında bel ve böğür ağrıları belirgin şekilde azalabilir.

Böbrek Yetmezliği Riskinin Azaltılması

Erken müdahale ile ileri evre böbrek yetmezliği gelişme riski önemli ölçüde azaltılabilir.

Önemli Bilgiler

  • Erken tedavi böbrekleri koruyabilir.
  • İlaç tedavisi çoğu hastada ilk seçenektir.
  • Üreter tıkanıklığında stent gerekebilir.
  • Cerrahi yalnızca gerekli hastalarda uygulanır.
  • Düzenli takip tedavinin önemli bir parçasıdır.

Retroperitoneal Fibrozis Tedavisinin Riskleri

Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlara ve cerrahi işlemlere bağlı bazı yan etkiler veya komplikasyonlar gelişebilir.

Kortikosteroid Yan Etkileri

Uzun süreli kullanımda kilo artışı, kemik erimesi, kan şekeri yükselmesi ve enfeksiyon riskinde artış görülebilir.

İmmünsüpresif Tedaviye Bağlı Riskler

Bağışıklık sisteminin baskılanmasına bağlı enfeksiyon gelişme riski artabilir.

Double J Stent Yakınmaları

Geçici olarak sık idrara çıkma, yanma ve hafif böğür ağrısı görülebilir.

Cerrahi Komplikasyonlar

Nadiren kanama, enfeksiyon veya üreter yaralanması gelişebilir.

Uzman Görüşü

Retroperitoneal fibrozis kronik seyir gösterebilen bir hastalıktır. Tedavi sonrasında hastaların yalnızca klinik bulgular açısından değil, görüntüleme yöntemleri ve böbrek fonksiyon testleri ile de düzenli olarak takip edilmesi gerekir.

Retroperitoneal Fibrozis Sonrası İyileşme Süreci

İyileşme süreci uygulanan tedaviye göre değişebilir. İlaç tedavisi gören hastalarda fibrotik dokunun gerilemesi zaman alabilir. Cerrahi uygulanan hastalarda ise iyileşme süresi ameliyatın kapsamına göre değişmektedir.

İlk Haftalar

Şikâyetlerde azalma başlayabilir ve böbrek fonksiyonlarında düzelme görülebilir.

İlk Aylar

Görüntüleme yöntemleri ile fibrotik dokunun küçülmesi ve hidronefrozun gerilemesi değerlendirilir.

Uzun Dönem Takip

Hastalığın tekrar etme riski bulunduğundan düzenli kontroller uzun yıllar devam edebilir.

Klinik Not

Retroperitoneal fibrozis tedavisinde klinik belirtilerin düzelmesi her zaman hastalığın tamamen iyileştiği anlamına gelmez. Bu nedenle düzenli görüntüleme ve laboratuvar kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Retroperitoneal Fibrozis Sonrası Takip

Retroperitoneal fibrozis tedavisinden sonra düzenli takip, hastalığın tekrar edip etmediğinin değerlendirilmesi, böbrek fonksiyonlarının korunması ve tedaviye verilen yanıtın izlenmesi açısından büyük önem taşır. Takip sıklığı hastalığın yaygınlığına, uygulanan tedaviye ve hastanın klinik durumuna göre planlanır.

Üroloji Kontrolleri

Belirlenen aralıklarla üroloji uzmanı tarafından muayene ve değerlendirme yapılır.

Görüntüleme Tetkikleri

Bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) veya ultrasonografi ile fibrotik dokunun boyutu ve üreterlerdeki bası değerlendirilir.

Böbrek Fonksiyon Testleri

Serum kreatinin, eGFR ve diğer biyokimyasal testlerle böbrek fonksiyonları düzenli olarak izlenir.

İdrar Tahlili

İdrar yolu enfeksiyonu, kanama ve diğer üriner sorunlar açısından değerlendirme yapılabilir.

Double J Stent Kontrolü

Stent yerleştirilen hastalarda düzenli aralıklarla stentin değiştirilmesi veya çıkarılması planlanır.

Takipte Kullanılabilecek Değerlendirmeler

  • Ürolojik muayene
  • Bilgisayarlı tomografi (BT)
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR)
  • Üriner sistem ultrasonografisi
  • Serum kreatinin ve eGFR
  • Tam kan sayımı ve biyokimyasal testler
  • İdrar tahlili ve kültürü
  • IgG4 düzeyi (uygun hastalarda)

Retroperitoneal Fibrozis Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

Hastalığın kontrol altında tutulması ve böbrek sağlığının korunması için düzenli takip kadar yaşam tarzı önerilerine de uyulması önemlidir.

Kontrollerinizi Aksatmayın

Hastalığın tekrar etme riski bulunduğu için düzenli kontroller ihmal edilmemelidir.

İlaçlarınızı Düzenli Kullanın

Kortikosteroid veya diğer bağışıklık sistemi düzenleyici ilaçlar doktor önerisine uygun şekilde kullanılmalıdır.

Bol Sıvı Tüketin

Doktorunuz farklı bir öneride bulunmadıkça günlük yeterli miktarda su tüketmeye özen gösterin.

Enfeksiyon Belirtilerini Dikkate Alın

Ateş, titreme veya idrar yaparken yanma gibi belirtiler geliştiğinde sağlık kuruluşuna başvurun.

Böbrek Sağlığınızı Koruyun

Doktor önerisi olmadan böbreğe zarar verebilecek ilaçları kullanmaktan kaçının ve kronik hastalıklarınızı kontrol altında tutun.

Uzman Görüşü

Retroperitoneal fibrozis tedavisinde başarılı sonuç yalnızca ilk tedavi ile değil, uzun dönem düzenli takip ile sağlanabilir. Erken dönemde saptanan nüksler genellikle daha başarılı şekilde tedavi edilebilmektedir.

Retroperitoneal Fibrozisin Prognozu

Retroperitoneal fibrozisin seyri hastalığın nedenine, tanı zamanına ve tedaviye verilen yanıta göre değişiklik gösterebilir. Erken tanı konulan ve uygun şekilde tedavi edilen hastalarda böbrek fonksiyonları büyük oranda korunabilmektedir.

Geç tanı konulan olgularda ise uzun süreli üreter tıkanıklığı nedeniyle kalıcı böbrek hasarı gelişebilir. Bu nedenle erken tanı ve düzenli takip büyük önem taşır.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Aşağıdaki belirtilerden biri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Mutlaka Değerlendirilmesi Gereken Durumlar

  • 38 °C’nin üzerinde ateş
  • Şiddetli böğür veya bel ağrısı
  • İdrar miktarında belirgin azalma
  • İdrar yapamama
  • İdrarda yoğun kan görülmesi
  • Şiddetli bulantı ve kusma
  • Bacaklarda şişlik veya genel durum bozukluğu
Klinik Not

Retroperitoneal fibroziste üreterlerin yeniden tıkanması sessiz ilerleyebilir. Bu nedenle belirgin şikâyet olmasa bile düzenli görüntüleme ve böbrek fonksiyon testleri aksatılmamalıdır.

Önemli Bilgiler

  • Nadir görülen ancak tedavi edilebilir bir hastalıktır.
  • Üreter tıkanıklığına neden olabilir.
  • Erken tanı böbrekleri korur.
  • İlaç ve cerrahi birlikte gerekebilir.
  • Uzun dönem takip gerektirir.

Retroperitoneal Fibrozis Hakkında Sık Sorulan Sorular

Retroperitoneal fibrozis nedir?

Karın arka bölümünde gelişen anormal bağ dokusunun üreterlere ve çevre yapılara baskı yaptığı nadir bir hastalıktır.

Retroperitoneal fibrozis kanser midir?

Hayır. Hastalık kanser değildir. Ancak bazı kanser türlerine bağlı olarak ikincil (sekonder) retroperitoneal fibrozis gelişebilir. Bu nedenle ayırıcı tanının dikkatle yapılması gerekir.

Retroperitoneal fibrozis böbrek yetmezliğine neden olur mu?

Evet. Tedavi edilmediğinde üreter tıkanıklığına bağlı olarak böbrek fonksiyonları bozulabilir ve böbrek yetmezliği gelişebilir.

Retroperitoneal fibrozis tamamen iyileşir mi?

Birçok hastada tedavi ile hastalık kontrol altına alınabilir. Ancak nüks riski bulunduğundan uzun dönem takip gereklidir.

Robotik cerrahi hangi durumlarda uygulanır?

İlaç tedavisine rağmen üreter basısının devam ettiği veya cerrahi gerektiren seçilmiş hastalarda robotik üreterolizis uygulanabilir.

Retroperitoneal fibrozis tekrar eder mi?

Evet. Bazı hastalarda tedavi sonrasında hastalık yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle düzenli takip büyük önem taşır.

Retroperitoneal fibrozis için hangi doktora gidilmelidir?

Hastalığın tanı ve tedavisi, retroperitoneal cerrahi ve üriner sistem hastalıkları konusunda deneyimli bir üroloji uzmanı tarafından planlanmalıdır. Gerektiğinde nefroloji, romatoloji ve radyoloji gibi farklı branşlarla multidisipliner yaklaşım gerekebilir.

Sonuç

Retroperitoneal Fibrozis, nadir görülmesine rağmen tedavi edilmediğinde ciddi böbrek hasarına yol açabilen önemli bir hastalıktır. Erken tanı ile ilaç tedavisi, üreter stentleri, nefrostomi veya gerektiğinde robotik cerrahi uygulanarak böbrek fonksiyonları korunabilir.

Hastalığın uzun dönem takibi, olası nükslerin erken saptanması ve böbrek sağlığının korunması açısından tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır. Düzenli kontroller ve uzman değerlendirmesi sayesinde birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.

Paylaş :

Prof. Dr. Yusuf İlbey-Üroloji Doktoru-İstanbulProf. Dr. Yusuf İlbey 
Üroloji Uzmanı

Prof. Dr. Yusuf İlbey, üroloji alanında çalışan bir uzmandır. Ürolojik kanserler, prostat hastalıkları ve erkek sağlığı alanlarında tanı ve tedavi süreçleri ile ilgilenmektedir. Bu sayfada yer alan içerikler genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, bireysel değerlendirme yerine geçmez.

Tüm Yazıları Gör  | Randevu Al 

WhatsApp İletişim